Ali Erdem Doğanoğlu, "Cumhurbaşkanının Görev Süresinin Belirlenmesi Sorunu", Ankara Barosu Dergisi, Yıl 2011, Sayı 3.

Yargıcın Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı Açısından Referans Grupların Önemi

Prof. Carlo Guarnieri yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda yaptığı çalışmalarla tanınıyor. Bir siyaset bilimci olan Guarnieri bu konuya genel olarak hukukçulardan, özel olarak anayasa hukukçularından farklı bir yaklaşım getiriyor. Guarnieri’nin üzerinde durulması gereken pek çok görüşü yanında fikrimce yargıcın sosyalleşmesiyle ilgili görüşleri Türkiye için özel bir önem taşıyor. Yazara göre, yargıcın bağımsızlığının ve tarafsızlığının sağlanmasında yargıcın yargısal rolü (judicial role) benimsemesi sürecindeki sosyalizasyon dolaylı, ancak önemli bir etkiye sahip. Bu bağlamda sosyalizasyon, yargıcı yargıç yapan bağımsızlık, tarafsızlık gibi değerlerin kazanılması sürecini ifade ediyor. Bu süreçte, yargıcın karar verirken hesaba kattığı, göz önüne aldığı, hatta kendini beğendirmeye çalıştığı referans gruplar ayrıca değerlendirilmeli.

Tüm bu açıklamalar bir büyük başlığa bağlanıyor: “Yargının Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı Açısından Yargı-Medya İlişkileri”. Fikrimce Türkiye açısından bu konu üzerinde daha fazla düşünülmeye değer.

Prof. Carlo Guarnieri’nin görüşleri için bkz:

Carlo Guarnieri and Patrizia Pederzoli (Translated by C. A. Thomas) (2002), The Power of Judges: A Comparative Study of Courts and Democracy, Oxford University Press, Oxford.

Carlo Guarnieri (2011), “Do Judicial Councils further Judicial Independence Some Lessons from Europe” TEPAV Paper.

Carlo Guarnieri (2011), “Do Judicial Councils Further Judicial Independence Lessons from Europe” TEPAV Presentation.

LG

Fransız Anayasa Yargısında İtiraz Yolu

Anayasa Gündemi sitesinde yer alan habere göre; Fransa’da yaklaşık 50 avukat 23 Mayıs’tan itibaren iki hafta boyunca ülkedeki altı kentte polisin yaptığı kimlik kontrollerinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz yoluyla Anayasa Konseyi’ne başvuracakmış. Bilindiği gibi, Fransa’da 2008 yılında kabul edilen anayasa değişikliğiyle anayasa uygunluk denetiminde itiraz yolu kabul edilmişti.

İtiraz yolunun böyle toplu bir biçimde, protesto amacıyla kullanılması hukuki bir aracın bir sivil eylem aracına dönüşmesi açısından oldukça ilginç bir örnek. Özellikle belli meslek gruplarını ilgilendiren yasalar açısından bu tür bir girişim itiraz yolunun daha etkili bir biçimde kullanılmasını sağlayabilir mi?

LG

“Aşamalı Anayasa Yapımı” Üzerine Düşünceler

Levent Gönenç, 25 Mayıs 2011 tarihli notunda, etnik ve dini açıdan bölünmüş toplumlarda işlevsel olabilecek bir anayasa yapım sürecine; yani “Aşamalı anayasa yapımı yaklaşımı”na (incrementalist aprroach to constitution-making) dikkat çekiyor. Bu yaklaşımın özünde ise, “…devletin üzerine yükseleceği temel ilkeler, kurumlar üzerinde önemli görüş ayrılıkları…” barındıran toplumlarda, en azından kısa vadede çözümlenemeyeceği anlaşılan bazı temel meselelerin “olağan siyasal süreçlere” bırakılması ve bu “olağan süreçlerin” işleyebilmesi için de, bahse konu temel meseleler hakkında anayasada yuvarlak ve belirsiz ifadeler kullanılması yer almakta.

Bence, bu yaklaşımın Türkiye’de uygulanabilirliğine ilişkin önerilerin, yalnızca “anayasa yapım süreci” yönünden değil, ama “olağan siyasal süreçler” yönünden de geliştirilmesi gerekiyor. Bu bağlamda dikkat çekmek istediğim konu, Türkiye’de gördüğümüz “olağan siyasal süreç” ile gelişmiş demokrasilerde görmeye alışık olduğumuz “olağan siyasal süreçler” arasındaki makasın gittikçe açılmakta olduğudur. Gerçekten, Türkiye’de toplumsal/siyasal muhalefet odaklarının çeşitli “operasyon”larla etkisizleştirildiği, kimi muhalefet partilerinin seçim öncesi dönemde ardı ardına patlayan “kaset skandallarıyla” siyasal yarışın dışına itilmek istendiği, basın özgürlüğüne, internet sansürüne ve yargının siyasallaşmasına yönelik ciddi kaygıların olduğu bir dönemde, herhangi bir anayasa yapım süreci sonrasında evrensel demokratik standartlara uygun bir biçimde işleyecek bir “olağan siyasal sürecin” öngörülmesi gittikçe zorlaşmaktadır. Böyle bir durumda ise, esaslı meselelere ilişkin yuvarlak ve belirsiz ifadeler taşıyan bir anayasanın, sorunların uzun vadede çözümüne yönelik esnek bir arka plân oluşturmaktan ziyade, klâsik anayasacılığın en temel işlevleri olan “iktidarın sınırlanması” ve “birey özgürlüklerinin korunması” konularında dahi bugünkünden daha kötü bir performans sergilemesi söz konusu olabilecektir.

Belki de bütün bu tartışmalar arasında sıklıkla gözden kaçırılan önemli bir nokta; Türkiye’de “demokratik bir anayasa nasıl yapılmalıdır?” sorusundan önce, “demokratik bir toplumda siyaset nasıl yapılmalıdır?” sorusunun cevabı üzerinde geniş tabanlı bir uzlaşmaya ihtiyacımız olduğudur.

EK

Aşamalı Anayasa Yapımı Yaklaşımı

“Aşamalı anayasa yapımı yaklaşımı” (incrementalist aprroach to constitution-making) Hanna Lerner’in çalışmalarında karşıma çıkan bir kavram. Lerner bu kavramla, derin bir şekilde bölünmüş toplumlarda nasıl anayasa yapılabileceğini açıklamaya girişiyor. Lerner’a göre; etnik ve dini anlamda bölünmüş toplumlarda, devletin üzerine yükseleceği temel ilkeler, kurumlar üzerinde önemli görüş ayrılıkları mevcuttur. Giderilmesi güç bu görüş ayrılıkları, geniş bir uzlaşmaya dayanan, meşruiyeti yüksek bir anayasanın kabulünü engeller. Bu durumda yazara göre izlenecek strateji; çözülemeyen bu temel meselelere ilişkin kesin kararlar almaktan kaçınmak, bu meseleler hakkında anayasada yuvarlak ve belirsiz ifadeler kullanmak ve bunların çözümünü anayasa yapımı sonrası olağan siyasal süreçlere bırakmaktır.

Hanna Lerner (2010), “Constitution-writing in Deeply Divided Societies: The Incrementalist Approach”, Nations and Nationalism, Vol. 16, No. 1, 68-88.

Belli noktalarda olgunlaştırılması gerekmekle birlikte, fikrimce “aşamalı anayasa yapımı yaklaşımı” Türkiye için kullanılabilir bir kavramsal çerçeve sunuyor. Lerner’in bu konuyu kapsamlı bir biçimde ele aldığı kitabı Haziran ayında yayımlanacak.

LG

SEMİNER: Yargı Kurulları Yargı Bağımsızlığını Güçlendirir mi?

TEPAV ANAYASA UZMANLARI SEMİNER DİZİSİ

Yargı Kurulları Yargı Bağımsızlığını Güçlendirir mi? Avrupa’dan Örnekler

Konuşmacı:

Prof. Dr. Carlo GUARNIERI (Bolonya Üniversitesi, Siyaset Bilimi Profesörü)

Moderatör:

Doç. Dr. Levent GÖNENÇ (Ankara Üniversitesi, Hukuk Fakültesi)

27 Mayıs 2011’de, 13.00-15.00 arasında, TEPAV Binası, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Kampüsü - Söğütözü Cad. No:43 Söğütözü-ANKARA, 3. Kat Toplantı Salonu

HOŞGELDİNİZ

“Yaşayan Anayasa”ya hoşgeldiniz. Bu web günlüğünü güncel anayasa gelişmelerini takip etmek için tutmaya başlamıştık. Böylece hem kendimiz hem okuyucularımız için bir “anayasal hafıza” oluşturmayı amaçlıyorduk. Bugüne kadar bu günlük, en azından bizim açımızdan, bu amaca layığıyla hizmet etti.
Zaman içerisinde, hukuk alanında internet kaynakları çeşitlendi. Dolayısıyla anayasa haberlerini takip etmek isteyen okuyucular için seçenekler çoğaldı. Biz artık anayasa haberlerini takip etme işini, aşağıda “Bağlantılar” bölümünde adreslerini verdiğimiz bu sitelere bırakıp, “anayasal hafıza”nın oluşumuna farklı bir biçimde katkıda bulunmak istiyoruz.
Bu sitede bundan böyle ağırlıklı olarak anayasal konulara ilişkin kısa yorumlara yer vereceğiz. Bu yorumları, dijital okur-yazarlığın gerekli kıldığı biçimde, kısa ve olabildiğince açıklayıcı bir üslupla kaleme almaya çalışacağız. Günlük notlarının yetmediği yerde yorum ve analizler devreye girecek. Sitemizdeki bir başka yenilik de “Anayasa Okumaları” olacak. Bu başlık altında postalayacağımız notlarla karşımıza çıkan yeni ve ilginç anayasa çalışmalarını okuyucularımızla paylaşacağız.
İyi okumalar…

DİĞER ÇALIŞMALAR

Doç. Dr. Levent GÖNENÇ’in diğer yayınlarına ulaşmak için tıklayınız.

Dr. Ersoy KONTACI’nın yayınlarına ulaşmak için tıklayınız.

Sitemizde daha önce yayımlanan “Analizler” ve “Yorumlar” için tıklayınız.

KATKILAR

Sitemize katkıda bulunan akademisyenlerin çalışmaları için tıklayınız.

HAZIRLAYANLAR

Levent GÖNENÇ [LG]
Ersoy KONTACI [EK]
Deniz POLAT [DP]
Ali Erdem DOĞANOĞLU [AED]

İLETİŞİM

yasayananayasa@gmail.com

Yönetici Alanı