Ali Erdem Doğanoğlu, "Cumhurbaşkanının Görev Süresinin Belirlenmesi Sorunu", Ankara Barosu Dergisi, Yıl 2011, Sayı 3.

Bahçeşehir Toplantıları Üzerine Notlar - II (Aşamalı Anayasa Yapımı)

Bahçeşehir Üniversitesi tarafından “Yeni Anayasa Tartışmaları” vesilesiyle düzenlenen ve Harvard Üniversitesi’nden Prof. Dr. Marc Tushnet’in katılımı gerçekleştirilen çalıştayın ilk gününde, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı’ndan genç meslektaşım Arş. Gör. Gökhan Sümer, çok dikkat çekici bir soru/yorumuyla tartışmaya katıldı. Bu soru/yorum, daha önce bu sitede 25 Nisan 2011 tarihli notunda Levent Gönenç tarafından dile getirilen ve benim de 26 Mayıs 2011 tarihli notumla sorguladığım “aşamalı anayasa yapımı” (incrementalist aprroach to constitution-making) önerisinin (aynı isimle olmasa) Prof. Tushnet tarafından da Türkiye için düşünülebilecek yöntemler arasında sayılması üzerine gündeme geldi.

Hatırlanacağı üzere bu yaklaşım, temel olarak “etnik ve dini anlamda bölünmüş toplumlarda devletin üzerine yükseleceği temel ilkeler, kurumlar üzerinde önemli görüş ayrılıkları…” bulunduğu tespitinden hareket ediyor. Devamında ise önerilen husus; en azından kısa vadede çözümlenemeyeceği anlaşılan bu türden temel meselelerin, anayasa yapım sürecinin tıkanmaması adına “olağan siyasal süreçlere” bırakılması ve bu “olağan süreçlerin” işleyebilmesi için de, bahse konu temel meseleler hakkında anayasada yuvarlak ve belirsiz ifadeler kullanılması.

Gökhan Sümer, tam da bu noktada şu ilginç hususa dikkat çekiyor: Lerner, söz konusu yaklaşımı detaylı bir biçimde ele aldığı kitabında üç örnek üzerinde duruyor: Hindistan, İrlanda ve İsrail. Bu üç ülkenin kitapta örnek olarak alınan ve incelenen anayasa yapım süreçlerinin ortak özelliği ise, bu anayasa yapım süreçlerinin “aynı zamanda yeni bir devlet kurulumu ile eş zamanlı olarak ortaya çıkan süreçler olması”. Durum böyle olunca da, bu türden ülkeler açısından Lerner’in önerdiği aşamalı anayasa yapım sürecinin pratik bir faydası ortaya çıkmış oluyor: Yeni bir devlet oluşumu için vazgeçilmez kabul edilen anayasanın yapılabilmesi adına yukarıda değinilen türden temel anlaşmazlık konuları “erteleniyor” ve bu sayede, üzerinde uzlaşılabilen noktaların toplamından oluşan bir anayasanın ortaya konulması gibi somut bir hedefe ulaşılmış oluyor.

Ne var ki, aynı akıl yürütmenin Türkiye gibi hâlihazırda işleyen bir anayasası bulunan ülkeler için savunulabilmesi, yukarıdaki mantık çerçevesinde kolay görünmüyor. Zira yine Sümer’in ifadeleriyle söyleyecek olursak; Türkiye’deki anayasa yapım sürecinin “ontolojik temeli”, yani daha en başından itibaren bu işe kalkışılma nedeni, zaten bu “birkaç adet temel sorunu çözme” iddiası. O zaman, yanıtlanması gereken soru da şu oluyor kanımca: Zaten temel olarak bu “birkaç temel, can yakıcı sorunu çözme” iddiasıyla yola çıkılan bir anayasa yapım sürecinde, eğer bu “birkaç temel sorun” da ertelenecek veya “olağan siyasal süreçlere” bırakılacaksa, o zaman bu yola ne için çıkılmış oluyor?

Meseleye bu noktadan bakıldığında, aşamalı anayasa yapım yaklaşımının Türkiye açısından uygulanabilirliği; girişilebilecek bir anayasa yapım sürecinde masaya yatırılacak ve tartışılacak konuları “sıraya dizmek”le sınırlı kalıyor gibi görünmekte.

Bu konudaki tartışmayı derinleştirebilmek için, kitabın kendisinin de dikkatle okunması gerekiyor elbette: Hanna Lerner, Making Constitutions in Deeply Divided Societies, Cambridge University Press, 2011. (http://www.amazon.com/Making-Constitutions-Deeply-Divided-Societies/dp/1107005159).

EK

HOŞGELDİNİZ

“Yaşayan Anayasa”ya hoşgeldiniz. Bu web günlüğünü güncel anayasa gelişmelerini takip etmek için tutmaya başlamıştık. Böylece hem kendimiz hem okuyucularımız için bir “anayasal hafıza” oluşturmayı amaçlıyorduk. Bugüne kadar bu günlük, en azından bizim açımızdan, bu amaca layığıyla hizmet etti.
Zaman içerisinde, hukuk alanında internet kaynakları çeşitlendi. Dolayısıyla anayasa haberlerini takip etmek isteyen okuyucular için seçenekler çoğaldı. Biz artık anayasa haberlerini takip etme işini, aşağıda “Bağlantılar” bölümünde adreslerini verdiğimiz bu sitelere bırakıp, “anayasal hafıza”nın oluşumuna farklı bir biçimde katkıda bulunmak istiyoruz.
Bu sitede bundan böyle ağırlıklı olarak anayasal konulara ilişkin kısa yorumlara yer vereceğiz. Bu yorumları, dijital okur-yazarlığın gerekli kıldığı biçimde, kısa ve olabildiğince açıklayıcı bir üslupla kaleme almaya çalışacağız. Günlük notlarının yetmediği yerde yorum ve analizler devreye girecek. Sitemizdeki bir başka yenilik de “Anayasa Okumaları” olacak. Bu başlık altında postalayacağımız notlarla karşımıza çıkan yeni ve ilginç anayasa çalışmalarını okuyucularımızla paylaşacağız.
İyi okumalar…

DİĞER ÇALIŞMALAR

Doç. Dr. Levent GÖNENÇ’in diğer yayınlarına ulaşmak için tıklayınız.

Dr. Ersoy KONTACI’nın yayınlarına ulaşmak için tıklayınız.

Sitemizde daha önce yayımlanan “Analizler” ve “Yorumlar” için tıklayınız.

KATKILAR

Sitemize katkıda bulunan akademisyenlerin çalışmaları için tıklayınız.

HAZIRLAYANLAR

Levent GÖNENÇ [LG]
Ersoy KONTACI [EK]
Deniz POLAT [DP]
Ali Erdem DOĞANOĞLU [AED]

İLETİŞİM

yasayananayasa@gmail.com

Yönetici Alanı